top of page

Nepal’den Dumanlar Yükseliyor

Güncelleme tarihi: 11 Eyl 2025

Bir gezginin gözünden son zamanlarda yaşanan en sıra dışı halk ayaklanması.

Hilton'dan dumanlar yükselirken...
Hilton'dan dumanlar yükselirken...

Çin ve Hindistan arasında sıkışmış dağlık bir ülke... Everest zirvesiyle dünyaya nam salmış, büyüleyici doğası ve yeşilliğiyle kendine hayran bırakan bir yer. Fakat bu yazı, Nepal hakkında bildiğiniz her şeyi değiştirebilir.


Hindistan’dan maceralı bir uçuşla Nepal’e geçtiğimizde, bu ülkeyle ilgili bilgilerim güzellikleri ve efsanevi kar canavarı Yeti ile sınırlıydı. Havalimanında bindiğimiz taksinin şoförü, Nepal’i öve öve bitiremedi. “Dünyanın en huzurlu ülkesine hoş geldiniz” dedi. Hatta böyle bir unvan için başvuruda bulunulmuş ama Hindistan’ın karşı çıkması nedeniyle seçilememiş. Ne kadar doğru bilmiyorum ama anlaşılan o ki Nepal de komşularıyla pek barışık değil. Yine de ilginç bir şekilde, burada ilk dakikadan itibaren kendimizi iyi hissetmeye başlamıştık. Belki de Delhi’nin kaotik havasından sonra böyle hissediyorduk.


Başkentte Baş Dönmesiyle Başlayan Serüven

Nasal Chowk - Eski kraliyet sarayı
Nasal Chowk - Eski kraliyet sarayı

Macera Katmandu’da başladı. Deniz seviyesinden 1500 metre yüksekte yer alan bu şehir, kadim tapınakları kadar baş döndürücü atmosferiyle de kendini hissettiriyor (kelimenin tam anlamıyla, rakım yüzünden 2-3 gün başım dönmeye devam etti). Her ne kadar doğa âşıkları buradan kaçmaya çalışsa da başkent Katmandu’nun enerjisi büyüleyici. Avrupa standartlarında restoranlar, kafeler, gece kulüpleri ve sıcakkanlı insanlar sayesinde bir hafta boyunca sürekli yeni bir şeyler yaparken bulduk kendimizi. Ta ki aynı döngü içinde dolandığımızı fark edip Pokhara’ya kaçmaya karar verene kadar...


Huzurun Tanımı: Pokhara

Rice fields close to Pokhara

Pokhara, modern dünyanın “huzur” kelimesine denk düşen nadir yerlerden biri. Acele etmeyen insanlar, yemyeşil dağlar, devasa bir göl ve gökyüzünde hızla şekil değiştiren bulutlar. Yağışa rağmen kendimizi dağlara attık, pirinç tarlaları, taştan patikalar, teneke çatılı derme çatma evler derken adeta bir büyünün içinde kaybolduk gittik. Özellikle İsviçreliler buraya neden bu kadar geliyorlar artık daha iyi anlıyorum, çünkü İsviçre’den sonra gördüğüm en yeşil ülke burası oldu!

Ruhumuz belli bir süreliğine huzura erdi. Fakat görünüşe göre içten içe kaosu özlemişiz. Yeniden Katmandu’ya dönmeye karar verdik.


Fırtına Öncesi Sessizlik


İkinci Katmandu ziyaretimiz daha da eğlenceliydi. Barlar, yerel halkla sohbetler, yeni turist arkadaşlıkları derken hayat renklenmişti. Her gün bir başka festival kutlanıyordu. Ta ki geçen cuma günü, sosyal medyaya aniden erişim engellenene kadar...



Böylesi ilk kez başımıza geldiği için oldukça şaşırdık. Nedenini araştırdık. Politik düzeyi siz haberlerden okursunuz ama tahmin edebileceğiniz gibi: baskılar, yolsuzluklar ve engeller Z kuşağını patlama noktasına getirmişti. Gençler beklenmedik bir öfkeye hazırlanıyordu.


Cumartesi günü tüm yasaklara rağmen Indra Jatra Festivali coşkuyla kutlandı. Ancak pazar ve pazartesi günü protestoların şiddeti hızla arttı. Polisin mermiyle karşılık vermesi ülkeyi kaosa sürükledi.

Asker sokakta...
Asker sokakta...

Salı günü itibariyle insanlar sokaklara döküldü ve hükümetle bağlantılı binaları yakmaya başladılar. Parlamento binası, politikacıların evleri, Hilton oteli (hükümetle olan bağlantıları sebebiyle) ateşe verildi. Ülkenin en büyük operatörlerinden Ncell de saldırıya uğradı. Bizim otelin internet kabloları yakıldı. Operatörler çöktü. Otelden çıkamaz hale geldik, dış dünya ile bağlantımız biraz kesildi.

Eski başbakanın eşi çıkan yangında hayatını kaybetti. Maliye Bakanı halk tarafından soyulup nehre sokuldu, dövüldü. Mahkumlar cezaevlerinden salıverildi, sokaklar suçlularla doldu. Süpermarketler ve AVM’ler yağmalandı. Havalimanı iki gün süreyle uçuşlara kapatıldı, şimdilik yeniden açılmış görünüyor.

Nepal gibi bir ülkenin birkaç gün içinde bu hale geleceği aklıma gelmezdi. Fakat geçmişine göz atınca neden şaşırdığıma ben de şaşırdım.


2001 – Soyluların Kanlı Günü

Nepal, 2008’e kadar monarşiyle yönetilmiş. 2015’ten bugüne kadar ise, birkaç gün önce istifa eden K.P. Sharma Oli'nin elindeymiş ülkenin kontrolü. Fakat asıl travma 2001 yılında yaşanmış. Prens Dipendra, bilinmeyen bir nedenle sarayda ailesinin tamamını öldürmüş. Ardından silahı kendisine çevirmiş. Kafasına sıktığı kurşunla ölmemiş ve üç gün boyunca komada kalmış. İşin trajikomik yanı: o üç gün boyunca kendisine taht verilmiş ve bu sürede ülkesini bilinçsiz bir şekilde "yönetmiş".


Bir günde tüm kraliyet ailesi ölüyor, geriye kalan amca başa geçiyor ama sistem çökmeye mahkum oluyor. Nepal, boynuna kuru kafalar asan, eteğinde insan kolları olan Hint tanrısı Kali’nin ülkesi... Bu tanrı tasviri, Nepal’in ne kadar hızlı renk değiştirebileceğinin sembolü sanki. Şimdi yaşanan olaylar ile 2001 yılı arasında benzerlikler yok denemez. Nasıl yaşandığı değil ama ne kadar hızlı değiştiği ile en azından.


Şimdi Ne Olacak?

Şu an herkes sessiz. Satrançta yapılan cesur bir hamle gibi; sonucu belirsiz. Gençler isyanda ama askerler sokağa indi. Akşam 5’ten sonra sokağa çıkmak yasak. Dükkanlar, alışveriş merkezleri, marketler ya yağmalandı ya da kapatıldı.


Biz, otel odasında diğer turistlerle birlikte oturuyoruz. Arada şehirden dumanlar yükseliyor, helikopterler geçiyor, sirenler çalıyor. İlk güne göre daha sakin. İstifayla birlikte öfke biraz yatışmış gibi. Otelin kapısı kilitli. Yemeğimizi otelde yiyoruz, dışişlerinden ya da konsolosluktan hâlâ bir açıklama yok. Daha ne olması gerekiyor ki bir uyarı yayınlansın? Kimse bir şey bilmiyor, ortada spekülasyonlar dolaşıyor. Merakla gözlemlemeye devam ediyoruz.


Burada o kadar güzel insanlar tanıdım ki… Onların mutlu olmasını, bu belirsizliklerin yerini düzene bırakmasını yürekten diliyorum. Fakir ama huzurlu bu ülkenin, hak ettiği güzelliklere bir an önce kavuşmasını umuyorum. Umarım çözüm herkese hizmet eder ve Kathmandu tekrar küllerinden doğar.


 
 
 

Yorumlar


Zurich / Switzerland

  • Instagram

© 2025  | Kaan Mika | All rights reserved. 

bottom of page